Geçende üniversitede bir arkadaşımı ziyarete gittiğimde bana bir kafede çay ikram edebileceğini söyledi. Benimde nezaketen kafeye gitmem gerekti. Tam giderken, dersliklerin olduğu binadan yemek kokuları gelmeye başladı.
Sorduğumda gideceğimizin yerin, kafe olduğunu ama yemekte çıktığını karnım açsa yemekte yedirebileceğini söyledi. O pis kokular içerisinde, kokunun geldiği yöne gittik. Sözde kantine girdik. Ama daha çok yemekhaneyi andırıyordu. İçeriye girdiğimde ‘Aman Allah’ım’ insan sağlığı hiçe sayılmış, havalandırması olmayan, yemek pişen kapların temizliğine dikkat edilmemiş, hijyenik olmayan bir ortama girdim.
Böyle bir ortamı üniversitede görmek, aklıma onlarca soru getirdi. Oradaki görevli arkadaşlarla görüştüm. ‘Burası kantin mi yemekhane mi?’ diye sordum. Kantin olduğunu ama yemek çıkarılmasına da müsaade edildiğini söyledi. Üniversitenin yemekhanesi olup olmadığını sordum. Üç tane olduğunu bunları üniversitenin kendisi işlettiğini söyledi. Gittim ziyaret ettim. Her şey güzel, yemekhane şartları oluşmuş.
Yemekhanelere bir şey diyemeyiz. Ama bu kantinlerin yemekhane olarak işletilmesi yanlış ve usulsüz olduğu kanaatindeyiz.
Burada insan sağlığı hiçe sayılmış görünmekte.
Buradan soruyorum, Sayın Rektör; bu kantinlerden haberiniz var mı? Buraların yemekhane olarak çalıştırıldığından sizin bilginiz var mı?
Buraların ihaleleri kantin olarak mı? Yoksa yemekhane şartnamesine uygun olarak mı yapıldı?
Onu da araştırdım. Buralar hep kantin ihalesi olarak verilmiş. Madem yemekhane olarak çalışılacak niçin kantin ihalesi yaptınız?
Tabi yemekhane şartnamesi daha ağır olduğundan olsa gerek. Havalandırma istenecek, kullanılan mutfak malzemelerinin standartlara uygun ve hijyen olması istenecek gibi yatırım maliyetini artıran nedenler ortaya çıkacak. Bu da işletmeciye ek külfet getirecek.
Keşke gitmeseydim, diyeceğim bazı bilgilere de ulaştım.
Öbür kantinleri de gezdim. Durum hepsinde aynı. Sonra ihalelerinin nasıl alındığını sordum. Fen Edebiyat Fakültesi’nde yapılan ihale hukuken alması gereken firmanın hakkıyken nedenini bilmediğimiz bir sebeple iptal edilerek, şu anda mevcut çalıştıranlara (Bir profesörün oğluna) verildiği dedikoduları ile karşılaştık.
Her şey yasalmış gibi gösterilerek, ihaleye girenlere şu kadar fiyattan yüksek yazmayın deyip profesörün oğlu bu miktarın üzerinde bir teklif vererek yapıldığı söylenmekte.
Beni bu tarafı ilgilendirmiyor. Beni ilgilendiren tarafı öğrencilerimizin sağlıklarının tehlikede olduğu, hijyenik şartların oluşmadığı, yemekhane şartlarıyla buraların çalışmadığı ve ihale edilmediği.
Acaba üniversite çalışanlarının ve akademik personelin akrabası olmadığınız zaman ihaleleri alıp alamayacağınız sorularına cevap aramaktayım.
Bu yazımda birilerini kırdıysam inanın öğrenci sağlığı için yaptım.
Önümüzdeki SDÜ yazılarında işleyeceğimiz konu başlıkları;
Üniversitenin bilgisayar ağı hakkında, 93 alıp sınıfta kalan öğrencilerin görüşleri..
Yurt dışına çıkan öğretim görevlilerinin tespiti hakkında..
Sağlık Spor Daire Başkanlığı’ndaki çalışmalar hakkında..
9 Eylül Üniversitesi’nden alınan programın akıbeti hakkında..
Saygılar sunuyorum. Üniversiteyi çok seviyorum…