Başkan Günaydın’ı makamında ziyaret eden ilk hükümet yetkilisi Milletvekili H.Kemal Kurt oldu. Bu ziyaret hangi dağda Kurt öldü ziyareti değil, büyük mesajlar içeren bir ziyaretti.
Öncelikle iktidar partisi Isparta’da seçimi kaybetmesine rağmen sırtını muhalefete dönmediğini gösteriyordu. Her iki tarafında eski defterleri kapayalım artık yeni bir sayfa açalım anlaşması da ziyaretin ikinci büyük mesajı idi.
Gelelim asıl meseleye başkanlık makamına girdiği günden itibaren kapılarını halka açmak ve günde 600 kişiyi dinlemekten yorgun düşüp şaşkına dönen Günaydın Milletvekili H.Kemal Kurt’u karşısında görür görmez sohbetten önce Isparta’nın çaresizliklerini sıralamaya başladı.
‘İşte vekilim durumu görüyorsunuz. Fabrikalar kapanıyor insanlar işsizlikten kırılıyor. Bu kalkınmada öncelikli yöre meselesi şu teşvik meselesi ne olacak’ yakınmaları üzerine Haydar Kurt, Günaydın’a ‘Sayın başkanım Isparta’ya teşvik gelse ne olacak iyi düşünmek lazım.
Bu fabrikalar hemen kurulacak mı bu işsizler hemen kurtulacak mı. Ben bu teşvik meselesini, işsizlik konusunda çözüm olacağına inanmıyorum.
Hatta Ticaret Odası Başkanımız bu teşvik işini adamakıllı bir ele alıp bu güne kadar teşvik alan iller bu teşvikleri alıp ne yapmış.
Teşviği o ile götürülmüş olması o ilde getirisi ne olmuş götürüsü ne olmuş ne kadar zamanda başarı elde edilmiş zararı mı olmuş yararı mı olmuş bir an önce bunların araştırılmasında yarar görüyorum’ yanıtını verdi.
Haydar Kurt’un bu gerçekçi sözleri aslında şu anlama geliyordu. Isparta’ya teşvik gelecek bir fabrika kurulana kadar aradan en az iki yıl geçecek ama bu şimdiki işsizler için bir çözüm olmayacak bu diyalog şüphesiz yeni bir sürecin yani iktidar ile muhalefet arasındaki bir diyaloğun başlangıcıdır.
Bunu destekliyorum.
Ancak bir gazeteci olarak acizhane görüşümü de burada belirtmeden geçemeyeceğim. Şimdi şöyle bir düşünelim.
Teşvik Isparta’ya geldi. Bütün iş adamlarına çağrı yapıldı. Sayın müteşehbisler değerli sanayiciler işte size bedava arsa, işte size sigortalardan prim düşüşü, yanında birde vergiden muhafiyet, enerjinizde, elektriğinizde devletten, hatta hammaddenizde bizden hadi arkadaşlar iş başına diye bir çağrı yapılsa Isparta’da bu saatten sonra, bu küresel mali krizden sonra hangi babayiğit, hangi Türk bir yatırım yapar.
Türkiye’de sanayi devlerinin çöktüğü, otomotiv sektörünün göçtüğü, tekstilin duvara tosladığı, diğer sektörlerin Çin mallarının karşısında her geçen gün eridiği bir dönemde Isparta’dan bir iş adamı çıkıp ben fabrika kuracağım, ikiyüz istihdam yaratacağım diyen bir müteşebbis çıkarsa her halde bende bu gazeteciliği Pategonya’da yaparım.
Mesele Isparta’ya verilecek olan teşvik değil, Isparta’lı sanayicilere ve işadamlarına verilecek motivasyon desteğidir. Tabii bu şimdi ne anlama geliyor diyeceksiniz. Bu şu anlama gelir.
Üç yıldır teşvik teşvik diye bağıran Isparta’ya Başbakan bizzat kendisi gelip Isparta’lı işadamları elini cebine atsın sözünü unutmayalım. Üç yıl içinde yapmış olduğu diğer bir ziyaretinde Isparta’lı bir sanayiciye “İşlerin iyi gitmiyorsa üretme kardeşim, sende git ithal et” sözünü unutmayalım.
Kayseri’ye, Gaziantep’e, Bursa’ya Kocaeli’ye gidip oradaki sanayicilere arkanızdayız deyip Isparta’ya gelip sende ithalat yap.
Üretme kardeşim dersen Isparta’lı işadamlarının ne devletten alacağı teşvike ne banka kredilerine güveni olmaz.
Hala anlaşılmadıysa bir kez daha hatırlatmakta yarar var. Isparta’lının artık devletten alacağı teşvike değil Başbakanının teşviğine ihtiyacı var.